Previous
Next

Microsoft, Office 2010(codenamed Office 14) Beta'yı duyurdu

by Cem Kefeli 3. Aralık 2009 10:42

Office 2010 Microsoft Office 2010'un beta sürümünü duyurdu...
Tam sürüm ise yaz aylarına doğru piyasaya sürülecekmiş, kesin tarih olarak ise haziran ayı düşünülüyor. 2010 sürümünün kod adı da Office 14 olarak duyuruldu. Ofis paketi Windows XP SP3, Windows Vista ve Windows 7 üzerinde kullanılabilecek. Ayrıca 64 bitlik versiyonu da hazırlanacak fakat XP için 64 bit desteği verilmeyecekmiş. Bu nedendir çok anlayamadım aslında. Microsoft bu sefer birçok farklı sürüm düşünmüş tam sürüm için, tam altı farklı sürümden söz ediliyor. İlki MS Word ve MS Excel içeren, ücretsiz, içeriği azaltılmış, reklam içeren 'Starter' sürümü. Diğer sürümler ise tabiki ücretli olacak. Bu sürümler 'Home and student', 'Home and Business', 'Standard', 'Professional' ve 'Professional plus'. Adından da anlaşıldığı gibi en baba sürüm 'Professional Plus' gibi görünüyor Smile. Office 2010 paketi içerisinde Access 2010, Excel 2010, InfoPath Designer 2010, InfoPath Filler 2010, OneNote 2010, Outlook 2010, PowerPoint 2010, Publisher 2010, SharePoint Workspace 2010, Word 2010, Office Communicator 2010 araçları bulunuyor. Office 2010 ayrıca web üzerinden online olarak da hizmet verecek. Web üzerinden erişim için Internet Explorer, Mozilla Firefox, Google Chrome Apple Safari desteklenmesine rağmen Opera Browser desteklenmiyor. Microsoft'un da online hizmete başlaması SaaS uygulamaları konusunda oldukça büyük bir gelişme olacaktır diye düşünüyorum.

Table of Office 2010 EditionsYukarıda bahsettiğim Office araçların hepsi zaten daha önceki sürümlerde de var olan araçlar. Bu araçlar tabi ki sürümden sürüme değişecek. Her sürümde bu araçların tümünü görmek malesef mümkün değil. Yandaki grafik hangi sürümün hangi araçları barındırdığını güzelce gösteriyor. Microsoft tabiki hali hazırda Office 2007 kullananları da unutmamış. Onlar da dilerlerse sürümlerini 2007'den 2010'a yükseltebilecekler. Fakat önceki office sürümleri için de böyle bir yükseltme mümkün mü çok araştıramadım. Büyük ihtimalle mümkün olacaktır.  Bir diğer ayrıntı da Office 2010'un MAC kullanıcıları için de piyasaya sürülecek olması. MAC sürümü de yaz ayları içerisinde hazır olacakmış. Buraya kadar herşey iyi güzel de bir Microsoft klasiği olan sistem kaynaklarını sömürme olayı halen devam ediyor sanırım. Minimum gereksinimler için en az 500 MHz işlemci, En az 256 MB sistem belleği, 3 GB boş sabit disk alanı, En az 1024x768 piksel çözünürlüğü destekleyen bir monitör, Windows XP SP3 veya sonrasında çıkan bir Windows işletim sistemi öngörülüyor. Bu özellikler için çok fazla sorun yok ve bence gayet makul değerler fakat bazı özellikleri aktif ettiğinizde RAM gereksinimi ciddi oranlarda artıyor. Örneğin MS Word içerisindeki yazım denetimi araçları için ortalama 1GB RAM'in gerekli olduğundan bahsediliyor. Çok ciddi bir miktar bu. Altı üstü bir metin editörü olan bir program için çok çok fazla bence. Bir de bunun yanına Outlook açın. Outluk arşiv dosyası boyutunuz 1-2 GB olsun işler daha da karışacaktır. Ben henüz indirip kurup denemedim o yüzden ahkam kesmek istemiyorum fakar yorumlar ve testler bu sonuçları işaret ediyor.Fazlası...

Bayanlar ve Baylar!!! WEB 3.0 karşınızda...

by Cem Kefeli 22. Haziran 2009 12:41

Yeni nesil WEB teknolojileri...

Evet, bir süre önce bir flash gibi patlayan WEB 2.0 konseptinin de yavaş yavaş sonuna geliyoruz artık. Aslında aşağıdaki grafik olayı çok güzel özetliyor. O günlerden bu günlere nasıl geldiğimizi ve WEB 3.0'ın bize ne muhteşem özellikler katacağını elimden geldiğimce anlatmaya çalışacağım. Yazının orta ve sonlarına doğru işin teknik yönü biraz daha ağır basacak. Uzun ve kapsamlı bir yazı dizisi kendinizi hazırlayın :)

WEB history90'lı yıllar...
90'lı yıllardayız... Ortada henüz daha bilgisayar dahi denebilecek makineler nerdeyse yok. Teknolojinin o yıllardan günümüze uzayan en önemli gelişmesi Windows işletim sistemi hiç kuşkusuz. Henüz İnternet kavramı yeni yeni oluşuyor. Kullanıcıların masa üstünden ibaret olan bilgisayar kavramı yerini yıllar sonra çılgınlık haline gelecek olan İnternet'e yavaş yavaş bırakıyor. Web siteleri irili ufaklı yavaş yavaş belirmeye başlıyor. Zaman geçtikçe WEB portallar gün ışığına çıkıyor... WEB üzerinden çeşitli içeriklere ulaşmamızı sağlayacak arama motorlarının ilkelleri, öncüleri bizler ile buluşuyor. O zamanlar bir arama motoru şimdiki gibi, yapılan her bir arama için dünyayı bilmem kaç derece ısıtır halde de değil. Bakınız Google...:) İşte bu aşamada WEB 1.0 ile de tanışmış oluyoruz. HTTP protokolü artık WEB dünyasını bizlere sunuyor. WEB dünyasının en önemli parçasını oluşturan HTML(Hypertext Mark-up Language) teknolojinin hizmetine sunuluyor. Bu yapılar bizlere o günün koşullarında statik WEB konseptini fazlasıyla sunuyor. Aslında HTML demek WEB'in kendisi demektir. HTML demek WEB konseptinin en değerli yapıtaşı demektir. Unutmamak gerekir ki sunucu taraflı çalışan kodların da hedefi HTML çıktılar üretmektir. WEB tarayıcılarımızın anladığı dil ise HTML ve HTML içerisine gömülü bazı kodlardır. Fakat HTML kullanıcıların etkileşimli bir şekilde WEB siteleri ile buluşması için gerekli teknolojik alt yapıya mimarisi gereği sahip değildir, çünkü kullanıcı taraflı bir kodlama dilidir. Ve gün geliyor server taraflı bazı yazılım dilleri kullanılarak kullanıcı etkileşimli WEB sitelerinin oluşturulması alt yapısına da başlanmış oluyor.

CGI, ASP
CGI(Common Gataway Interface), ASP(Active Server Pages), PHP(Hypertext Preprocessor), JSP(Java Server Pages), JSF(Java Server Faces), Java Servlets gibi server taraflı diller ile artık kullanıcıların da sizlerin sayfasına birşeyler katabilmesini sağlar oluyorsunuz. Kullanıcılardan veriler toplayıp bu verileri sunucu taraflı bu diller ile işleyip kullanıcılara raporlamayı yine bu diller yardımı ile yapabiliyorsunuz. İleride bütün dünyanın çılgınlar gibi WEB kodu yazmasına yarayacak ASP.NET teknolojisinin annesi ASP işte bu yıllarda, 1996 yılında duyuruluyor. Bu aşamada ASP ile ilgili detaylı bilgi vermek isterim, çünkü WEB teknolojileri için çok değerli olduğuna inandığım sağlam bir yeri var. 90'lı yılların sonlarına yaklaşırken ben de ASP scriptleri ile oldukça fazla vakit geçirmiştim. WEB yazılım diyince en güzel şekilde akla gelebilecek teknolojinin ASP olduğu günlerdi. 1997'de ASP'nin ikinci sürümü ve bununla beraber de Microsoft IIS(Internet Information Server) 4.0 duyuruldu. IIS web yazılım ile ilgilenen herkesin bildiği bir WEB sunucu yazılımıdır. Microsoft tarafından geliştirilmiştir ve şu an da günümüzde 7.0 versiyonu popüler olarak hala kullaılmaktadır. IIS 7.0 Windows Server 2008 ile birlikte 2008 yılında duyurulmuştur. ASP'nin son versiyonu ASP Version 3 adı ile 2000'li yıllarda duyuruldu ve bu aşamadan sonra yerini öz ve öz evladı ASP.NET'e bırakmak üzere kendi köşesine çekildi. Günümüzde ASP kullanılmıyor değil, hatta yaygın bir şekilde kullanılıyor da. Ama bu kullanım derecesini tabi ki uygulamanın kompleksliği belirler durumda. Çok gelişkin uygulamalarda tercih edilmediği bir gerçek.
Fazlası...

SaaS (Software as a Service) hakkındaki gerçekler

by Cem Kefeli 17. Haziran 2009 10:38

SaaS - Software as a ServiceBirçok vendor her geçen gün SaaS uygulamalarının maliyeti düşürdüğünü ve verimi attırdığını defalarca söylüyor. Ayrıca kurumsal çözümler de dahil SaaS’a hazır olduklarını dile getiriyorlar. Kulağa gerçek olamayacak kadar hoş gelen bu konsept acaba nereye gidiyor ve ne kadar gerçek?

SaaSTurkey'de yer alan "SaaS (Software as a Service) hakkındaki gerçekler" başlıklı yazımın devamına burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin SaaS Blogu: www.SaaSTURKEY.com

by Cem Kefeli 13. Nisan 2009 05:43

Bir Servis Olarak Yazılım (SaaS-Software as a Service) kavramı şu günlerde oldukça popüler bir hal almış durumda. Zaten birkaç sene öncesine gidersek web uygulamalarının çılgınlık haline SaaSgeleceği, makinemizde neredeyse aplikasyon olarak ne var ne yoksa web ortamına taşıyacağımız konuşuluyordu.. Ne mutlu ki, bu durum artık büyük ölçüde gerçekleşir oluyor birkaç senedir. SaaS genel olarak web tabanlı bir yazılımın merkezi olarak barındırılabilmesi, denetlenebilmesi ve internet üzerinden kullanıcıların hizmetine sunulması olarak özetlenebiliyor. İşte güzelliği de bu basit tanımında gizli aslında. Çünkü, yazılıma sahip olma gibi bir maliyet söz konusu olmayacaktır bu durumda. Yani gidip bir yerlerden yazılım paketi satın alma gibi bir durumumuz olmayacak. Herhangi bir web sayfasınaSaaSTurkey.com nasıl ulaşıyorsanız bu yazılıma da web üzerinden yine aynı şekilde ulaşmamız mümkündür. Sahip olmanız gereken tek şey ise yalnızca o servisi almanızı sağlayacak bir hesap.

Hatırlıyorum da yaklaşık dört sene önce, Kocaeli Üniversitesi için bir proje takip programı hazırlıyordum. Yazılım .NET tabanlıydı ve bir masaüstü uygulaması olarak yapıldı. Ben ısrarla bunun web üzerinden yapılmasının çok daha mantıklı olacağını savundum. Çünkü proje takibi belirli kayıtların belirli kişiler tafafından tutulup, takip edilmesini gerektiyordu. Yani veritabanı işlemleri, kullanıcı işlemleri vb.. Ama masaüstü uygulaması olarak servis edilirse, yazılımda yapılan güncellemelerin kullanıcılara sunulması zor olacaktı. Her defasında bir üst sürüme yükseltme işlemi gerekiyordu bu durumda.. Ayrıca bu sistemin kullanılacağı her yere o yazılımın kurulmasını gerekli kılmaktaydı. Nihayetinde bir desktop GUI olarak hazırlandı ve kullanılır oldu. Bir süre sonra da bir sürü problem oluşur oldu. Söylemek istediğim şu ki; bu yazılım web üzerinden sunulsaydı, böyle problemler yaşanmasının da önüne geçilmiş olunacaktı.

İşte bu güzellikler artık Türkiye'de de SaaSTURKEY.com adresindeki blog ortamında yer alacak. Benim de bu site üzerinde inşallah en kısa zamanda okuyanların faydalanabileceği ve ilgisini çekebileceği bazı yazılarım yer alacak. Umarım birçok kişi için faydalı olacaktır bu platform ve bunun için emeği geçenlere teşekkürler... 

Hakkımda...

Cem KEFELİ

Electronics and
Telecommunication Eng.
devamı...


Son yapılan yorumlar...

Comment RSS

Yasal bir uyarı...

Disclaimer"Bu web sitesinde görmüş olduğunuz bilgilerin, dokümanların ve diğer materyallerin kullanılmasından doğabilecek hiç bir sorumluluktan site sahibi sorumlu tutulamaz. Web sitesi içerisinde yer alan yazılar, yorumlar, resimler ve diğer tüm içerikler yalnızca sahibinin görüşünü yansıtmakta olup içeriğin sahibi kişilerin çalıştığı kurumları bağlayıcı hiç bir nitelik taşımamaktadır. Yapılan tüm alıntılar mutlaka kaynak gösterilerek verilmeye çalışılmaktadır. Web sitesi içerisinde bulunan ilgili materyaller, ilgili yasal kurumlar tarafından uygun görülmemesi durumda kaldırılacaktır."
General